18/9/2007 ·

 

 

COĞRAFİ KONUMU

Akşehir İlçesi ; İç Anadolu Bölgesi'nin Güney-Batısı' nda, Sultan
Dağları'nın Kuzey eteklerine yaslanmış, bereketli bir ova üzerinde
kuruludur ve yüzölçümü 2200 km2. dir. İlçenin 8 km. kuzeyinde Akşehir
Gölü başlar. Taşma alanlarıyla 353 km2 büyüklüğündeki gölün suyu tatlıdır.
Sazan ve turna balıkları avcılığı yapılmaktadır. Etrafını çeviren
bataklıklardan elde edilen sazlar dekorasyon ve izolasyonda kullanılır.
Akşehir ve çevresi, sert kara ikliminden daha yumuşak , yağışlı hava
şartları nedeniyle, yerleşim ve tarıma daha elverişlidir. Bölgede
tahılların yanısıra pancar, mısır, haşhaş , (afyon ) tarımı ve meyvecilik
( kiraz, elma , armut, erik vb. ) yaygın olarak yapılmaktadır. Akşehir ve
çevresinde KOBİ' ler bünyesinde gıda , madeni eşya, cam ve plastik eşya
sektörlerinde faaliyet gösteren üretim birimleri yaygındır. Geçen yıl altyapı
inşaatlarına başlanan olan Akşehir Organize Sanayi Bölgesi' nin, yapılacak büyük
ölçekli yatırımlarla ekonomiyi daha da güçlendirip canlandırması beklenmektedir.
Canlı sosyal, ekonomik ve kültürel hayatı, gelişmiş, maharetli küçük esnaf
ve sanatkarlar topluluğu, 30 dan fazla köyü ve bucakları , 100.000 i aşan
genel nüfusu ( kent içi 70.000 ), yaygın eğitim ( yüksek öğretim dahil ) ve
sağlık kurumları, yetişmiş insan potansiyelleri ile Akşehir, yöresinde önemli
ve doğal bir merkez konumunu kazanmıştır.

TARİHÇETürk ve İslâm öncesi dönem

Tarih boyunca hep önemli bir yerleşim, ticaret, kültür merkezi olan Akşehir'e ait
ilk arkeolojik bulgular Neolitik Dönem'e kadar uzanıyor. Etiler zamanında Akşehir'in
adı THYMBRİON' dur. Zamanla Frikya egemenliğine daha sonra Anadolu ‘ da egemenlik kuran Lidyalılar’ ın yönetiminde kalan Akşehir'in önemi daha da artmıştır. "Krallar Yolu" Akşehir' den geçmektedir. Akşehir , İ. Ö. III. yüzyılda, PHİLOMELİUM " Bal Sevenler " adıyla anılmaya başlanmıştır. Pers ve Hellenistik dönemlerden sonra kent, Roma daha sonra da Bizans egemenliğine geçer.

Selçuklular ve Osmanlılar Dönemi

Araplar Akşehir'i , beyaz çiçek açmış elma ve erik ağaçlarının görüntüsünden
dolayı "Belde-i Beyza" (Beyaz Şehir) olarak anmışlardır.Ancak sonra Anadolu'ya
yayılan Türkler, Kutalmışoğlu Süleyman Şah komutasında kenti almışlardır.
Haçlı Seferleri, Selçuklu taht kavgaları, Moğol istilası sıralarında sürekli savaşlar
yaşayan Akşehir ( Akşar ) büyük yıkımlar yaşamak zorunda kalmıştır. 1381
yılında Padişah Murat Hüdavendigâr ' a satılarak Osmanlı egemenliğine girerse de
Y. Beyazit'in Timur' a yenilmesi ile Moğollar'ın, Fetret döneminden sonra
Karamanoğulları' nın eline geçer. Nihayet Fatih Sultan Mehmet 1467 yılında
Akşehir' i fethederek Osmanlı topraklarına katar. 19.YY .sonlarında Akşehir’de
Kaymakanlık yapan Bereketzade İsmail Hakkı’ nın Hatıralarında verdiği bilgilere
göre; Akşehir’in çevre kasabalarıyla birlikte (Cihanbeyli, Doğanhisar vb.)
50.000' den fazla nüfusu vardır. Türkler, Yörükler, Kürtler, Ermeniler, Rumlar vd.
diğer milliyetlerden insanların birarada yaşadığı sosyal ve ekonomik bakımdan
canlı, bir merkezî yerleşme birimidir.

Kurtuluş Savaşı Dönemi (Garp Cepshesi Karagahı)

Kurtuluş Savaşımız' ın dönüm noktası Sakarya Meydan
Muharebesi'nden sonra,18 Kasım 1921 tarihinden itibaren Garp
( Batı ) cephesi karargahı Akşehir' e yerleşir. Kumandan İsmet
( İnönü ) Paşa TBMM' den ve Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'
dan aldığı emirlerle "Büyük Taarruz" un hazırlıklarını 9 ay boyunca
Akşehir' de yapar. Akşehir, bir anlamda sinesinde Büyük Taarruz'u
doğuma hazırlar. M.Kemal Paşa' nın da katılımıyla son hazırlıklar
tamamlanır ve 24 Ağustos 1922 tarihinde ,Batı Cephesi Karargahı ve
bağlı kuvvetlerimiz Büyük Taarruz için Akşehir' den Afyon' a doğru
hareket ederler. Ünlü yazarımız,hemşehrimiz merhumTarık Buğra,
Küçük Ağa romanında işte o günlerin Akşehir'ini anlatmıştır. 24
Ağustos her yıl Akşehir Onur Günü olarak coşkuyla kutlanır.

Yorum (0) Yorum yaz!

18/9/2007 ·

 

353 kilometrekareden 30 kilometrekareye düşen Akşehir
Gölü tamamen kurumaya yüz tutarken, yetkililer gölün
kurumasıyla Türkiye haritasının değişebileceğini belirttiler


            Nasreddin Hoca’nın fıkralarına konu olan Akşehir Gölü S.O.S. veriyor. Son 10 yılda 353 kilometrekarelik bir alandan 30 kilometrekarelik alana düşen göldeki su derinliği de 17 metreden yarım metreye kadar indi. Akşehir İlçe Tarım Müdürlüğü yetkilileri gölün yakında tamamıyla kuruması sonucu Türkiye haritasının değişebileceğini belirttiler.

 

 

          İlçe Tarım Müdürü Bahri Karaman Akşehir Gölü kenarında yaptığı açıklamada gölün son yılların en kötü durumunda olduğunu belirterek Akşehir Gölünün kurumasının dünyaca ünlü Akşehir Kirazı’nın da kalitesini etkileyeceğini belirtti. Karaman, “Akşehir gölü çevresindeki yerleşim alanları ve meyve bahçeleri için mikroklima görevini yapmaktadır. Gölün tamamıyla kuruması sonucu Patent alınan dünyaca ünlü Akşehir Kirazı da aroma ve lezzet kaybına uğrayacaktır. Yılda yaklaşık 15 bin ton üretilen ve bunun 9 bin tona yakını yurt dışına ihraç edilen Akşehir Kirazı gölün kurumasıyla önemli bir kalite kaybına uğrayacaktır. Bu durumda Akşehir ve çevresi için önemli bir gelir kaybına yol açacaktır” dedi. Tarım Müdürü Bahri Karaman şu anda gölü besleyen tek kaynağın Akşehir Kanalizasyonundaki çökertme yoluyla elde edilen suyun olduğunu söyledi.
            İlçe Tarım Müdürlüğü Ziraat Mühendisi İzzet Ercan da yaptığı açıklamada göl çevresindeki köy ve kasabaların 10 yıl öncesine kadar geçimini gölden sağladıklarını belirterek, şimdilerde gölün kurumaya yüz tutması sebebiyle gölde hiçbir canlının yaşamadığını söyledi. Eskiden gölde bol miktarda sazan ve turna balığınının bulunduğunu belirten Ercan “Yıllık yağış miktarının düşmesi, gölü besleyen kaynakların önüne göletlerin yapılması, dağlarda yapılan ağaçlandırma çalışmaları sebebiyle kar ve yağmur sularının bu ağaçlar tarafından tutulması ve göle ulaşmaması sonucu gölümüz hızla kurudu. Eğer bu durum böyle giderse yakında Türkiye haritasını değiştirmek gerekir, Akşehir Gölü’nü haritadan silmek gerekir” dedi.

Yorum (0) Yorum yaz!

ÇEŞMEDEN AKAN ÇORBA YOKSULLARI DOYURUYOR

18/9/2007 ·

 

Akşehir Belediye Başkanı Mustafa Baloğlu, senarist Levent Kazak ile bazı sosyal projeler üzerinde uzun süredir çalıştıklarını söyledi.

Bunlardan birisinin yoksulun parasızlık yüzünden aç kalmasını önleyecek “Çorba Çeşmesi” olduğunu ifade eden Baloğlu, ülke geneline yayılması gerektiğini düşündükleri bu önemli sosyal projenin Akşehir Onur Günü olan 24 Ağustosta hizmete açılacağını belirtti.

Baloğlu, şunları kaydetti: “Çorba çeşmesine gelen yoksul, karnını çorba ve besin değeri yüksek kepek ekmeği ile ücretsiz doyurabilecek. Burada sadece mercimek çorbası olacak. Gelir durumu iyi olanlar da çorba içecek, ancak onlar için bu hizmet ücretli olacak. Onların destek olarak vereceği her para yoksula yardım olarak geri dönecek. Çorbacı olarak, mülkiyeti bize ait olan bir dükkanı restore ettirdik. Aynı anda 20 kişinin çorba içebileceği yere gelenler kısa sürede karnını doyurup çıkacağı için 20 kişilik alan yeterli olacak”

Levent Kazak ise bu sosyal proje olan Çorba Çeşmesi’nin, para ile açlık arasındaki ilişkiyi ortadan kaldırmayı hedeflediğini belirterek, “Çorba Çeşmesi sayesinde dilencilik ve bazı suç oranları konusunda istatistiksel bir azalma olacağını düşünüyoruz. Bu proje ülke geneline yayılırsa, yoksul her yerde karnını doyurabileceği bir Çorba Çeşmesi bulursa önemli bir aşamayı geçmiş oluruz” dedi.

Yorum (0) Yorum yaz!

İSRAİL MALLARINA BOYKOT

16/9/2007 · Kategori: el ele

Boycott ISRAEL

TÜM iSLAM ALEMİNE DUYURU!

"Mü'minler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman, diğer uzuvlar da bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar." (Hadis)

 

EY MÜSLÜMANLAR! BU HADISI ŞERİFİ OKUDUGUNUZDA RAHAT OLABILIYORMUSUNUZ?

ELLERİNİZDEN HİÇBİRŞEY GELMESE BİLE! BOYKOT EDİN!!

TÜM İSLAM ALEMİNİ BOYKOTA ÇAĞIRIYORUZ!!!

SEVGİLİ DİN KARDEŞLERİM  ALMIYALIM VE KULLANMAYALIM BU MALLARI BÜTÜN DİN KARDEŞLERİMDEN RİCAMDIR

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

İLKLERİN TAKIM GaLaTaSaRaY

16/9/2007 · Kategori: GALATASARAY

Avrupa'da, yarıştığı Tüm Kupaları alan İLK ve TEK takım
GALATASARAY ;

Türkiye'nin İLK futbol takımı Galatasaray- (1905)
Dünya sıralamasında İLK On' da 1.sıraya giren İLK Türk takımı.
Devlet üstün madalyası alan İLK takım
UEFA kupasını hiç yenilgi almadan kazanan İLK ve TEK Türk takımı
Türkiye'nin en çok Şampiyon olan takımı (15 kez)
Üç yıldızı alan İLK takım
Türkiye Süper Ligi'nin İLK Şampiyonu
Dünya Kulüpler Şampiyonası'nda Avrupa Kıtasını temsil eden İLK ve TEK Türk takımı
Şampiyonlar Ligi'nde Çeyrek Final'e çıkan İLK ve TEK Türk takımı
İstanbul Şampiyonluğu'nu kazanan İLK futbol takımı- (1907-1908)
Yurt dışında İLK galibiyet alan Türk futbol Takımı-(1911)
Yurt dışında Türkiye'yi temsil eden İLK futbol takımı- (1911)
Şampiyonlar ligine katılan İLK Türk takımı
Avrupa'da, UEFA kupasını hiç yenilgi almadan kazanan İLK ve TEK takım
Balkanlarda UEFA Kupasını kazanan İLK ve TEK takım
Uluslararası maçlarda kendi sahasında ardarda EN çok galibiyet alan TEK Türk takımı - 20 kez

UEFA kupasını kazanan İLK ve TEK Türk takımı - (1 kez)
Avrupa Şampiyonu olan İLK ve TEK Türk takımı
Süper kupa kazanan İLK ve TEK Türk takımı - (1 kez)
İnternet Sitesine sahip İLK Türk takımı
İspanyolları deplasmanda yenen İLK Türk takımı.
İspanyolları eleyen İLK Türk takımı.
Bir sezonda 2 İtalyan takımını eleyen İLK Türk takımı (Milan-Bologna)
Bir sezonda 2 İngiliz takımını eleyen İLK Türk takımı (Leeds-Arsenal)
Avrupa maçlarında galibiyeti, mağlubiyetinden çok TEK Türk Takımı
Türkiye 1. Ligi'ni na-mağlup bitiren İLK takım (1985-86)


EN fazla aralıksız şampiyon olan takım. - 4 kez
Yerli hocayla EN çok şampiyon olan takım. GALATASARAY - 9 kez
EN fazla şampiyonluk yaşayan futbolcular Bülent (8 Kez)- Suat, Arif ( 7 Kez )
Bir sezonda EN fazla Avrupa Kupa maçı oynayan takım.- 18 kez (Süper kupa dahil)
Avrupa'da Şampiyonlar Ligine EN fazla katılan takım GALATASARAY - 6 kez
Şampiyonlar liginde EN fazla puan toplayan Türk takımı- 10 puan
Türkiye Spor yazarları Kupasını EN fazla kazanan takım
Türkiye Kupasını EN fazla kazanan takım -14 kez
Cumhurbaşkanlığı Kupasını EN fazla kazanan takım- 10 kez
Avrupa kupalarında 1 sezonda EN fazla puan toplayan takım. - 17 maç 34 puan
Avrupa'da, bir sezonda Avrupa kupalarında EN fazla galibiyet alan takım. - 11 kez (Süper kupa dahil)
Bir sezonda Avrupa kupalarında EN fazla gol atan takım.- 35 gol (Süper kupa dahil)
Deplasmanda aralıksız EN fazla yenilmeyen takım.- 40 kez
Bir sezonda EN fazla maç yapan takım. GALATASARAY - 59 kez (Süper kupa dahil)
Avrupa Kupaları'nda EN çok tur geçen Türk takımı. Bir sezonda EN fazla maç yapan futbolcu
HAKAN ŞÜKÜR - 54 maç 4697 dakika
Avrupa Kupalarında EN fazla maç yapan Türk takımı.
Türkiye liglerinde bir sezonda EN fazla gol atan takım. - 62-63 sezonu 105 gol
Türkiye liglerinde EN çok resmi kupa kazanan takım -56 kupa

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

16/9/2007 · Kategori: GALATASARAY

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

1/9/2007 ·

Ülkemizi ve insanımızı  tanıtmak ve Nasreddin Hoca'nın kişiliğiyle bütünleşen gülmeceyi evrenselleştirmek amacıyla, düzenlenen şenlikler tellalların halkı şenliklere davet etmesiyle başladı. 

Bu yılın temsili Nasrettin Hocası ise ekranların tanınan ismi Kadir Çöpdemir oldu. Halkı selamlayarak türbeden çıkan temsili Nasreddin Hoca, Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç  ile birlikte "Dünyanın Ortası" yazılı levhanın üzerine çıkarak bir konuşma yaptı. Nasreddin Hoca bu yılki mesajının "akıllı olmak" olduğunu belirterek, "Gönüllere çaldığımız maya kaymak tutmuştur" dedi.

Bakan Koç ise, Nasreddin Hoca'nın bulunduğu yerde kendisine laf düşmeyeceğini belirterek, gazetecilere incir dağıttı. Konuşmaların ardından eşeğe ters binen temsili Nasreddin Hoca, heybesinde bulunan şekerleri şenliğe katılanlara dağıtarak, korteje katıldı.  Nasreddin Hoca'nın ve temsili eşi tiyatro sanatçısı Banu Çiçek'in buluşmasının ardından ise maya çalmak için Akşehir Gölü'ne hareket edildi.  Temsili Nasreddin Hoca, temsili eşi ve Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç hep birlikte göle maya çaldı.  5 ile 10 Temmuz arası devam edecek şenlik süresince yerli ve yabancı konuklarla, Nasreddin Hoca'yı hatırlatan ve değerlendiren söyleşiler yapılacak.

Yorum (0) Yorum yaz!

1/9/2007 · Kategori: Aksehir Resimleri

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

On akçe Peştemal

2/6/2007 · Kategori: Nasrettin hoca fikralari

Timur bir gun yanina Hoca'yi da alarak Aksehir'in Meydan Hamamina gider. Soyunup pestemallara sarinip sicak bolume gecerler. Gobek tasinda oturup bir yandan sohbet ederken bir taraftan terlerler. Derken Timur Hoca'ya sorar.
-Hoca sen bir deryasin! kiymet bicmesini bilirsin. Su halimle ben kac para ederim?...
Hoca;
-On akce der.
Kendisine bu kadar az kiymet bicilmesi Timur'u kuplere bindirir.
-Bre gafil sen bana nasil on akce ettigimi soylersin bu parayi sadece pestemal yapar! deyince
Nasreddin Hoca boynunu bukerek;
-Pestemali hesapa kattim zaten! der.

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

ÜÇ BİN BEŞ YÜZ SOPA

2/6/2007 · Kategori: Nasrettin hoca fikralari

Bir gün timur Hocaya sinirlenir ve adamlarına emreder...FALAkaya yatırın şu adamı ve üç bin beş yüz sopa vurun.hoca "insaf edin efendimiz siz ya hiç sopa yemediniz yada sayı saymasını bilmiyorsunuz

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »